MENÜ ☰
Eksper Haber » Manşet » Şener Mengene Yazdı: Stratejik Ekonomik Alternatifler
Şener Mengene Yazdı: Stratejik Ekonomik Alternatifler

Ev ekonomisi ortaokulda böyle bir dersimiz vardı. Güncel konularlada çok ilgili bir dersti. Bir takım küçük pratık uygulamaları da vardı. O zaman dersi geçtik ama yeterince hakikatine vakıf olamamıştık. Bu vesileyle hatırlamış olduk. Millet olarak bir eksiğimizde bu milli ve manevi değerlerimizi çok çabuk unutuyoruz. Hafıza-ı beşer nisyan ile mâlüldür. Ülke ekonomisini güçlü tutmak için, ev ekonomisini ayakta tutmak zorundayız. Bu nedenle stratejik ekonomi’ye ivedilikle geçilmelidir. Ekonomik politik bütün yaklaşımlar en ince ayrıntısına kadar değerlendirilmelidir.

Küresel salgın konusuna hiç değinmiyorum, zaten kriz teorisyenleri, felaket tellalları ve korku kâhinleri, gamlı baykuşlar, gelecekten bahseden müneccimler esti gürledi, mangalda kül bırakmadı, o nedenle virüse hiç değinmeden direk konuya giriyorum. Artık ABD’mi, Çin’mi, illuminatimi yaptı, artık kim yaptıysa umrumda da değil. Covid 19’u yapan, Covid 20’yi de yapar. Biri biter biri başlar. Biz işimize gücümüze bakalım. Böyle bir olağanüstü dönemde ülke ve ev ekonomisini ayakta tutmak için alınan tedbirlere ek olarak, bir takım tedbirler daha alınması elzem görüyorum.

  1. Gıda ve tarım ürünlerinin üretimi hayati önemdedir. Böyle sıkışık dönemlerde yüksek teknolojik ürünler üretmenin değeri beka ile eşdeğerdir. Buna bağlı olarak yeni iş kolları geliştirmeliyiz. Tarıma, bitkisel ve hayvansal üretime büyük önem verelim hayvancılığı, ormancılığı destekleyelim. Köyleri güçlendirelim, KÖYDES ve BELDES projeleri geliştirilebilir. Tarıma uygun kamu arazilerini kullanıma açalım. Tarım arazilerini sanayi ve konut alanı olarak kullanılmasını önleyelim. Yerli tohuma dönelim. Destek kredileri verelim. Kredilerin takibini yapalım, devlet desteklerinin yerinde kullanıldığını denetleyelim. Ekim zamanı, çiftçilere faizsiz kredi ve ucuz iş gücü temini için yardımcı olunmalıdır. Bütün tarlalar ekilmeli, tohum ve gübre desteği sağlanmalı. Tanzim satışlar, kooperatif birlikleri yeniden açılmalıdır. Atıl durumdaki kamu arazileri tarıma açılmalıdır. Ekip-biçme karşılığında vatandaşlara kiralanmalı uzun vadeliğine verilmelidir. İpek böcekçiliği geliştirilebilir. Yörüklere eğitim ve mera imkanı sağlanabilir. Köylülere ve çiftçilere tarım, gübreleme, aşı, arıcılık, kümes hayvancılığı vs eğitim verecek kurumlar kurulmalı ve oluşturulmalıdır.
  2. Su, elektrik, doğalgaz ve telefon faturalarının ödenmesinde kolaylıklar bulalım, indirim yapmanın ve ertelemenin yollarını araştıralım.
  3. Çay Borsası daha geliştirilebilir, uluslararası bir boyut kazandırılabilir. Fındık Borsası kurulabilir. Çay ve Fındık Kanunu gibi düzenlemeler yapılabilir. Kaçak çay ile mücadele artırılmalıdır. Buğday, arpa, yulaf, zeytin, pamuk, pirinç üretimi artırılmalıdır. Baklagiller ve diğer ürünlerde ilave edilebilir. İl bazında, bölgesel ve sektörel teşvikler verilebilir.
  4. Günlük olarak çalışan, kira da işyeri ve evi olanlar için destek ve vergi muafiyeti gibi destekler sunulmalıdır.
  5. Yeraltı ve yerüstü kaynaklarımızın verimli bir şekilde işletilmesi, kullanılması sağlanmalıdır. Nükleer enerji santrallerine yatırım yapılmalıdır. Yenilenebilir enerji çalışmaları hızla devam etmelidir. Bor, toryum, titanyum, uranyum, petrol, doğalgaz, kaya gazı, kaya petrolü, kaya tuzu, doğalgaz, petrol, altın, gümüş gibi yeraltı kaynaklarımızı bulalım, verimli bir şekilde kullanalım.
  6. Son yapılan araştırmalarda kenevirin endüstriyel bir bitki olarak büyük değeri olduğu ortaya çıkmıştır. Bu gibi çok önemli tarımsal varlıklardan sınırsız istifade edilmesinin yollarını açalım. Daha etkili kullanalım, daha geniş bir alana yayalım. Çiftçimize para kazandıralım. Bu birçok alanda büyük fayda sağlayacak gıda bakımından kendi kendimize yeterliliğimizin yolunu açacaktır. Elimizde çok alternatifimiz var. Bunu yapacak akıl, insan, iman ve imkânımız mevcuttur, milletimiz çalışkan ve pratik zekâ’dır.
  7. Maliye ve Hazine Bakanlığı, Merkez Bankası ve Darphane birlikte çalışmalı, gerektiği kadar para basma yetkisi verilmeli, bu kriz süreci bitene kadar ihtiyaç kaynak dengesi sağlanmalı enflasyona sebep olmayacak ölçülerde kullanılmalıdır. Piyasanın sarsılması engellenmelidir. Tedavüldeki paralar gerekirse yenilenmeli, kirlilik ve mikrop taşıyıcılığı önlemek için sık sık eski paralar toplatılmalıdır. Bu öneriler alternatif olarak değerlendirilmelidir. AB ve ABD Merkez Bankaları bu seçeneği kullanmaya başladı. Dijital para ile ilgili çalışmalar da başlatılmalı, bununla ilgili olarak Dünya çapındaki hazırlıklar araştırılmalı, Türkiye’nin menfaatleri aktif olarak korunmalıdır.
  8. Kamu ve özel bankalar daha fazla fedakârlık yapmalı. Faizsiz kredi imkânları araştırılmalıdır. Kredi kefalet sistemi genişletilebilir. Kredi ve kredi kartı gecikme faizleri ilgili düzenlemeler bankaların iflasına sebep olmayacak şekilde düzenlenmeli ve yeniden yapılandırmalıdır. Gerekirse bankalar Merkez Bankası tarafından fonlanmalıdır. Kredi garanti fonu devreye sokulabilir. Döviz likiditesi sağlanmalıdır.
  9. Olağanüstü durumlar için kriz yönetimi çalışmaları devreye konmalıdır. Krizlerin yıkım olduğu düşüncesinden sıyrılmalı krizin tehdit olduğu kadar bir fırsat olduğu da değerlendirilmelidir. Krizin bu ilk dalgasın da çok iyi bir yönetim gösterildiğini düşünüyorum. Sağlık çalışanlarımıza ve kamu personelimize şükranlarımı sunuyor, yürekten tebrik ediyorum. Büyük fedakârlıklar gösterdiler.
  10. Sık sık yerli üretim siyah çay tüketilmesi iyi olur. Rize Çay’ı, Dünya da üzerine kar yağan tek çay’dır. Organik üretime de geçildi daha yaygınlaştırılabilir. Kaçak çayın ülkemize girişi engellenmeli her türlü kaçakçılıkla mücadele artırılmalıdır. Ayrıca ülkemizde, besin değeri yüksek, kahve, mango, ananas gibi tropikal ürünlerin üretimi araştırılmalıdır.
  11. Deniz ürünlerinin üretimi artırılmalı, sağlık yönünden tahlilleri yapılmalı, av ve avlanma mevsimlerine riayet edilmeli, avlanma yöntemlerindeki adeta balık soykırımına sebep olan yöntemler yasaklanmalı, şiddetle cezalandırılmalıdır.
  12. Kamu yatırımları bizzat üretimi artırıcı, doyum sağlayıcı yatırımlar olmalıdır. İşsizliği azaltacak, gelir ve refah seviyesini artıracak yatırımlara ağırlık verilmelidir. Ülkenin hiç ithalat yapmadan kendi kendisine yeterliliği hedef alan bir dönüşüme girmesi temin edilmelidir. İşsizliğin önlenmesi için ortaya yeni çıkacak iş kolları için araştırma ve eğitimler verilmesi
  13. Bütün insani yardımlar Kızılay ve AFAD koordinasyonu altında dağıtılmalıdır. Yerel yönetimler, iş Dünyası, sanatçılar, STK’lar koordine edilmeli ve gıda ve sağlık ihtiyacı olan aileler tespit edilmeli ve tek çatı altında yardım edilmelidir. Zekât teşvik edilmeli ve devlet toplanıp dağıtılmasında gönüllü kuruluşlar kurmalı Diyanet İşleri Başkanlığı’nın (DİB) fetva ve teşkilat yapısından istifade edilmelidir.
  14. Bilim kuruluna, gıda, tarım, sosyolog, psikolog, tıp, ekonomi, bilişim ve stratejist gibi konusunda uzman kişiler eklenmeli. Tartışmalı konularda uzmanlardan oluşan ihtisas kurulu oluşturulmalıdır.
  15. Kamu hizmetleri kesintisiz devam etmeli. Belediyelerin ödenekleri aksatılmadan verilmeli, maske, eldiven, çöp poşeti, kolonya ve gıda dağıtımı gibi ihtiyaçlar belediyeler tarafından yapmalıdır. Bu süreç geçene kadar merkezi yönetim ve yerel yönetimler birlikte ve işbirliği içinde çalışma yapmak zorunda olduğu bilinci ile hareket edilmelidir.
  16. Korona virüs (Covid-19) virüs salgını ile ilgili yayın yasağı getirilmeli bazı ümitsizliği tahrik eden kötümser yazı ve yayınlar sınırlandırılmalıdır. Bu alanda büyük bir bilgi kirliliği var, felaket tellalları da bunu teşvik ediyor. Toplumumuzu ümitsizliğe iten algı yönetimi yapılmakta, toplum psikoloji bozulmaktadır. Basın kuruluşları uyarılmalı, doğru bilgi ile desteklenmeli, kamu adına sadece ilgili bakanlar, bilim kurulu ve mülki idare amirleri açıklama yapmalıdır. Bu konu da sınırlandırma yapılmalı, her kafadan bir ses çıkmamalıdır.
  17. Özel hastaneler bu süreçte daha fazla yardımcı olmalı, devlet hastanelerine destek olmalı, diğer hasta muayenelerinde ek bir ücret almamalı.
  18. Yabancı sermaye’ye yeniden kucak açılmalı, kolaylık sağlanmalı, güvence verilmeli, özellikle Çin’den kaçan sermaye ve üreticiler ülkemize çekilebilir. Avrupalı üreticileri ülkemize çekmeliyiz. Döviz ve Altın girişi sağlanmalıdır. Ege ve Akdeniz Bölgesinde üretim tesisleri kurulabilir. Teşvikler verilebilir. Her kriz kendi içerisinde fırsatlar da barındırır. Bunlar değerlendirilmelidir.
  19. Nükleer enerji gereklidir. Dışarıya bağımlılıktan kurtulmalıyız. Yılda 60 milyar dolar yurtdışına döviz çıkışımız oluyor. Ayrıca, yerli yazılım, yerli tohum, yerli ilaç, yerli aşı, yerli gıda ve temiz su barajları projeleri, sivil savunma hizmetlerine hız verilmelidir. Endüstri 4.0 ve uzay bilimleri, dijital ve robotik teknoliler takip edilmelidir.
  20. Deniz ticareti geliştirilmeli, yeni tersaneler kurulmalı ve deniz ticaret filosu oluşturulmalıdır. Yabancı bandıralı gemilere Türk Bayrağı taşıması teşvik edilmeli ve bununla ilgili yasal düzenleme yapılmalıdır. Çok büyük bir deniz potansiyeline sahibiz ama değerlendiremiyoruz, çok yazık. Gerekirse, yavuz havuz olayı lağvedilen “Denizcilik Bakanlığı” yeniden oluşturulmalıdır.

Çok sayı da stratejik ve acil çözülmesi gereken konu var. Burada özet olarak maddelendirdik. İlgili ve yetkililerin ihtiyaç duyması halinde önerilerimizi detaylı olarak projelendirip sunum yapabiliriz. Bir kısmı yapılmaya başladı, bir kısmı gündemde, diğerleri de en kısa zamanda gündeme alınır ve uygulamaya da geçer inşallah. Diğer önerilerimizi’de sonraki yazılarımızda tekrar kamuoyu’nun bilgisine sunacağız.

Şener Mengene
Stratejist/Araştırmacı-Yazar
Strateji Enstitüsü Genel Müdürü

📆 09 Mayıs 2020 Cumartesi 19:19   ·   💬 0 yorum   ·   Yazdır Yazdır

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir